Eylül 20th, 2014
Eylül 19th, 2014

Gözlerini kapattıktan sonra kaçıncı saniyede uykuya daldığını biliyorum , nefes alış verişlerinin kalp atış ritimlerindeki duygularımın dansını ezbere bilsem de her seferinde yeniden yaşıyorum.
Her dokunuşunda ilk hangi parmak ucundan hissetmeye başladığını , ilk içimi titretişindeki gözlerinin hangi tonda ışıldadığını resmedebilirim bile. Her gözlerimi açışımda susadığımı unutmaz asla , başucunda bulundurduğu suyun bana ait olduğunu biliyorum. İçtiği her damlanın , dokunduğu her denizin , giydiği her kıyafetin , çayın , kahvenin , yediği ekmeğin , attığı adımın , ettiği dansın hatta alkolün dozunun her damlasını hissettim.
Onu öpüp kaçtığımda belimi kavrayışını , gözlerini gözlerime yeniden değdirirken bakışlarındaki her farklı anlamı keşfettim. Sigara içtiğine kızsam da , hangi nefes tonuyla kaç saniye içine çekip ,dumanı bırakışındaki dudak hareketini bile ben bildim. Benim bildim.
Dudağının dudağıma ilk değişinde , dudağımda bıraktığı küçük koyu izi gözlerinin rengi bildim. Mührü bildim. 
Ben O’nu sevmedim , ben O’nu Ben bildim.
Benim bildim…
Ben’im!

" Aklını sevdiğinde unutandan daha tehlikelisi yoktur , O’nunla olmaz. "

Bundan sonra dudaklarıma değdirdiğim en güzel şey ,
o madde değil ; dudakların olmalı.

Uyandım ben.
Halbuki az evvel uyumuştum.
Heyecandan mı acaba?

Okyanusta ölemezsem , özlemekten öldü dersiniz.

Kürk Mantolu Madonna’nın yarısına kadar gelmiş Raif Efendi ile yakınlaşmalarına kadar şahit olmuştum hayal dünyamda. Taa ki adam ” Sen benim için Kürk Mantolu Madonna gibi bir şeysin. ” diyene kadar. Evet ben o kitabın sonunu hiç öğrenmek istemedim. Eğer masum kalmış bir şey varsa yitirmek istemedim. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edemiyordum. Sustum.

Eylül 18th, 2014

Hep duymak istediğim sesler var hayatımda, kulaklarımdan hiç gitmesin istediğim, hep konuşsun istediğim sesler; o heyecan, başka…

gözlerin…
umutlardan bir haber veriyor.
nasıl bir büyü ki bu yaptığın.
sanki şu an gözlerimi kapatsam,
nefes alamayacakmışım gibi.
ben görmeden yaşıyor muyum acaba?
yaşadığımı şimdi anlıyorum.
"Bu, işte" diyor içimden bir ses.
"Zamanın tik tak’ı harekete geçti."
Dur öyle karşımda.
Bazen konuşmasan da olur.
Dur.

Eylül 17th, 2014

Kokusunu hissettiğimde , nefesimden gitmesin diye nefesimi geri vermemekten öleceğim.

Ah, ne huzurlu bir ölüm biçmi. 

Eylül 16th, 2014

Bazı gecelerde ruhum kelepçelerinden kurtulup geliyor sana , alabilmek için nefesinden…

Eylül 15th, 2014

Kurtar beni , kutsar gibi , niyetimden vaz geçer gibi , kelebek ömrüne yas tutar gibi , gözlerimde sen arar gibi kurtar.

Hadi denizim!

ek’sik!

hepsi o kadar.

Seni Eylül’üne aşık bir Baba gibi seviyorum…
Çünkü bir kızımız olacak ve o da bir adamı sevecek. Annesi sevmeyi öğretecek kızıma. Ve ben de kızımın annesini öyle güzel seviyorum ki, ‘kızım’ dediğinde ikiniz birden dönüp bana baktığınızda ben hep yeniden doğacağım…

Gitmiyor insanlar hayatımdan, 
hissedince Sen’i .
sen gel diye gönderdiğimi anladım.