Nisan 23rd, 2014

Uyumaktan korkar mı bir insan ? ve uyanmaktan. Delirmiş gibi…

Yine mi ? Yine mi…

Ve gece içtiğim onca şarap viski dindirmeye yetmedi ruhumu , hayatımda ilk kez bu kadar acizdim belki. Sadece samimi bir sarılmaya deli gibi ihtiyaç duydum. Şehir suskundu , içimdeki çığlık cem adrianın kulağımda çınlayan o tiz sesi ve onca kadehe rağmen hala her anı hatırlayan beynimin hücreleriydi. Ne oldu da uyuşmak bilmedi neyi unutturmak istemedi bana gece bilmiyorum. Evimin kapısını açtığımda bir bekleyenim olmayacağını bile bilmek canımı yakmaya fazlasıyla yetmişti. Yatağıma yattığımda tüm sevişmeleri kustum sabaha karşı , acı çeke çeke ayıldım…

ve çocuk yanımdan sevilip , kadın yanımdan kanatıldım yine.

Nisan 22nd, 2014

Bir papatya mevsiminde doğmuşum ama bir papatya tacım olmamış hiç bir adamın ellerinden.

Nisan 21st, 2014

Hayır , mucizelere de inanmayalı bir süre oldu. Ki satmışsan ruhunu bi beklenti içerisinde olmak aptallık olurdu.

Güzel bir rüyadan can acısıyla uyanınca anlıyor insan ruhunu da sattığını bir gece yarısı… En acısı da sabah olacak ve hayatına neresinden tutunup nasıl devam edeceğini bilmiyorsun. Dibe batmışsın çıkasın yok ,çıkaranın yok. Yakında hayallerini de satmak üzere tekrar uyuyakalıyorsun bir sabaha karşı.

Nisan 20th, 2014

Hayır sarhoş değilim , hala kelimeleri düzgün yazabilecek kadarım. Hayır hayır henüz o son kadehi de içmedim. Sadece bu gece kendime ihanetim. O adamın gülüşünde ölmeliydim. Ölemedim. Gülüşümü satılığa çıkardım bu gece , artık ben de sokaktaki o suratsız insanlardan bir tanesiyim.

Nisan 19th, 2014

Ruhum fazla kırmızı , öldüresim var doğmayacak tüm çocuklarımı bu gece.

Aşk değil de , ne ?

Aşk değil de , ne ?

Kurtar beni , kutsar gibi , niyetimden vaz geçer gibi , kelebek ömrüne yas tutar gibi , gözlerimde sen arar gibi kurtar.

Hadi denizim!  

Sabah o şehre doğru yola çıkılacaksa , içinde buruk bir heyecan varsa , son şarkı henüz çalmamışsa , kimsenin iyi geceleri olunamamışsa , karanlığa inat renk hala kırmızıysa , duvarlarla sevişilemiyorsa ve uyku tutmuyorsa … napıyorduk ?

Şimdi o sarhoş kafayla uzanıp denize seyreylemek vardı yıldızları , ki şanslıysak eğer yine sağ çıkardık en sığ maviliklerden bile. Benim hep bir şansım vardı , son şansım bir adamın gözlerinde kaldı.

ağlıyor gökyüzü yine,
cama vuran beyaz bir düş sessizce…

Nisan 18th, 2014

Fakat bazı adamların gözlerinin içi öyle gülümsüyor ki , bir bebek masumiyeti sanki. Koklamaya bile kıyamazsın. Ki öyle adamlara dokunamazsın bile… Ya okyanustadırlar ya gökyüzünde.

" Aşk bambaşka bir şey ve senin gibi güzel insanların başına geliyor. ” dedi küçük mavi kız. Kalktım aynaya baktım , omuzumdaki iki melek de günah yazıyordu. Çırılçıplaktım.

Dünya öylesine çiçegi burnundaydı ki, pek çok şeyin adı yoktu daha ve bunlardan söz ederken parmakla işaret edip göstermek gerekti.

García Márquez

Peki ya ölüm ? Adı olmasaydı ya da aşk olsaydı ? Neydi ölümü bu kadar çekici kılıp da nefes kesildiğinde o derin acıyı veren şey ? Aşkı çekici kılan da ölüm gibi bir şey miydi ?

Ya insan ; kaç ölüm yaşardı , kaç aşk ölürdü ?